Homoseksüellik Klanına Dikkat!

Özet
Makalede, homoseksüelliğin dünya genelinde yaygınlaşma çabaları ve bu durumun Müslüman toplumlar üzerindeki etkileri ele alınmaktadır. Batı dünyasındaki siyasi ve sosyal değişimlerin yanı sıra, İslam dünyasına homoseksüelliğin modernlik gereği olarak dayatılmaya çalışıldığı vurgulanmaktadır. Kur’an ayetleriyle haram kılınan homoseksüelliğin toplumsal dejenerasyona yol açabileceği belirtilmektedir.
Dünya üzerinde Allah’ın Kuran’da haram kıldığı ve lanetlenmiş bir günah olarak anlattığı homoseksüelliği yaygınlaştırmak adına son yıllarda endişe verici gelişmeler yaşanıyor.
Örneğin 17 Mayıs 2016’da ABD ordusunun başına ilk defa açık homoseksüel (openly gay) bir bakan atandı. Ordu bakanı olarak göreve başlayan Eric Faning, Savunma Bakanı Ashton Carter’dan sonra ordunun komuta zincirindeki en üst düzey kişiydi. O dönemde askerlerin homoseksüel olduklarını açıkça ilan etmelerine de izin verilmişti. Günümüzde ise ABD ordusunda 80.000 ila 100.000 arasında Lgbt’li asker olduğu tahmin ediliyor. Homoseksüellik konusundaki bu değişim sadece orduda yaşanmıyor.
Dünyada öne çıkan bazı isimler:
- Sarah McBride
2025’te ABD Kongresi’ne giren ilk açık trans birey oldu. Bu gelişme dünya basınında geniş yankı uyandırdı. - Gabriel Attal
Fransa’nın en genç başbakanı oldu ve açık eşcinsel kimliğiyle Avrupa’daki en görünür siyasi liderlerden biri hâline geldi. - Leo Varadkar
Açık eşcinsel kimliğiyle görev yapan ilk İrlanda başbakanıydı. Özellikle eşcinsel evlilik referandumu sonrası sembol isimlerden biri olarak öne çıktı. - Ana Brnabić
Avrupa’daki ilk açık lezbiyen başbakanlardan biri olarak dikkat çekti. - Jared Polis
ABD’de eyalet valisi seçilen ilk açık eşcinsel erkeklerden biri olarak öne çıktı. - Tim Cook
Apple CEO’su olarak dünyanın en güçlü teknoloji yöneticilerinden biri kabul ediliyor ve LGBT görünürlüğü açısından sembol isimlerden biri. - Cherry Vann
Birleşik Krallık’ta açık LGBT kimliğiyle görev yapan ilk kadın başpiskoposlardan biri oldu.
Son yıllarda öne çıkan önemli bazı LGBT gelişmeleri:
- Birçok ülkede eşcinsel evlilik yasallaştı veya genişletildi. Özellikle Latin Amerika ve Avrupa’da yeni yasal düzenlemeler yapıldı.
- Taiwan Asya’da eşcinsel evliliği yasallaştıran ilk ülke oldu ve bu durum küresel ölçekte sembolik bir kırılma noktası kabul edildi.
- ABD’de trans bireylerin spor müsabakalarına katılımı, çocuklara yönelik cinsiyet geçiş süreçleri ve okul politikaları büyük siyasi tartışmalara dönüştü.
- Disney, Bud Light ve Target Corporation gibi büyük şirketlerin LGBT kampanyaları yapıldı.
- Sosyal medyada “Pride Month” etkinlikleri küresel ölçekte büyüdü.
- Dünya genelinde LGBT temsil oranı siyasette belirgin biçimde arttı. 2017’den 2025’e kadar açık LGBT kimlikli seçilmiş siyasetçi sayısının ciddi ölçüde yükseldiği raporlandı.
- 2015 yılında ABD’de 6 ayrı büyükelçilik görevine homoseksüel diplomatlar atandı. Katolik yapısıyla bilinen Dominik Cumhuriyeti’nde Kilise bu atamayı eleştirse de, Amerikan Dışişleri Bakanlığı geri adım atmadı.
- 2016 yılında İngiltere’de başbakanlık yarışını homoseksüelliği destekleyen Therasa May kazandı. İskoçya’da pek çok parti lideri ya homoseksüel ya da homoseksüelliği açıkça desteklemişti. Belçika, Lüksemburg ve İzlanda homoseksüel başbakanlar tarafından yönetildi.
- Dünyanın birçok yerinde devlet yönetiminde her seviyede homoseksüel yöneticiler var. ABD, İngiltere, Kanada ve Avrupa’nın birçok ülkesinde açık LGBT kimlikli siyasetçiler, bürokratlar ve kamu görevlileri önemli görevlerde bulunmaktadır.
- Hollanda Eğitim, Kültür ve Bilim Bakanı Bussemaker, Idaho Forum 2016 esnasında Avrupa Müslüman Eşcinsel Ağı’na desteğini açıklamış ve Hollanda hükümeti de projeyi 2 yıl boyunca finanse edeceğini duyurmuştu.
Dünyada son dönemde yaşanan bu değişim, Müslüman ülkeleri de tehlike altına alıyor. İlk aşamada, İslam dünyasına, homoseksüelliği desteklemek modernliğin bir gereğiymiş gibi dayatılıyor. Bu kişiler, “Müslüman” kimlikleriyle Kuran’da haram olduğu açık hüküm olarak belirtilmesine rağmen homoseksüelliğin savunuculuğunu yapıyorlar. Bu çirkin haramın aleyhinde duruş sergileyenler ise yobaz ya da gerici olarak nitelendiriliyor.
Bu lanetlenmiş eylemi savunanların bir başka iddiası da homoseksüelliğin İslam ve Kuran’la çelişmediği. Bu iddia ile ortaya çıkan sözde alimler batı dünyasında hemen destek buluyor. Dünya homoseksüel klanı bu kişileri hem savunuyor ve hem de ön plana çıkartıyor. Bu hayasızlığın Müslüman toplumlarda temel bulması için hem içeriden hem de dışarıdan yoğun bir faaliyet devam ediyor. Buradaki amaç ise, Müslüman toplumları kendi içlerinde yozlaşmış ve dejenere hale gelmiş topluluklar haline getirmek.
Oysa homoseksüellik Kuran ayetleri ile lanetlenmiş açık bir haramdır. (Araf Suresi 80-82) (Hicr Suresi 68-75). Kuran-ı Kerim’in homoseksüelliği yasaklamadığını iddia edenler bu iftiralarından Allah’a sığınmalıdırlar.
Bir kısım Batı medyası, homoseksüelliğin tarihteki İslam devletlerinde kabul gördüğünü ve homoseksüel karşıtlığının 20. yüzyılda ortaya çıktığını iddia etmektedir. Bu kişiler, geçmişte yaşamış milyarlarca dürüst Müslüman içinden, bir avuç sapkın şair ve yazarın sözlerini ya da eylemlerini örnek göstermektedirler. Oysa Müslümanlar için İslam’ın temel kaynağı 1400 senedir sadece Kuran-ı Kerim’dir. Biz dinimizi Yüce Allah’ın ayetlerinden öğreniriz.
Homoseksüelliğin toplumlarda yaygınlaşması sosyolojik problemlerin, toplumsal bir depremin gelişinin habercisidir. ABD’deki Hastalık Korunma Merkezi (CDC), 2009 yılında ortaya çıkan AİDS vakaların %61’inde hastaların homoseksüel olduğunu tespit etmiştir. Yine ABD’deki yıllık intiharların %50’sini de homoseksüeller oluşturmaktadır. Oysa ABD nüfusunun sadece %9’ünün homoseksüel olduğu hesap edilmektedir. NAMBLA adlı homoseksüel hakları için çalışan organizasyon, pedofiliyi kanunlarda suç olmaktan çıkartmak için çalışmaktadır. Bu dehşet vericidir, çünkü Los Angeles Polisi’nin çocuk tacizi vakalarında yaptığı çalışmaya göre 30.000 çocuk homoseksüeller tarafından cinsel tacize uğramıştır. Bugün 90.000 çocuk homoseksüel sözde çiftler tarafından evlat edinilmiştir. Gazeteler bu çocukların tecavüz haberleri ile doludur.
Orlando’daki homoseksüel bar katliamını yapan Afganlının da homoseksüel olduğu ve intikam amacıyla cinayetleri gerçekleştirdiği ortaya çıkmıştır. Bu tek bir örnek değildir. ABD’deki en cani 6 seri katil homoseksüeldir. Bu caniler onlarca erkeğe tecavüz ve işkence etmiş, ardından onları öldürmüş, parçalamış, yakmıştır. Bu rakamlar sadece buzdağının görünen kısmıdır. Birçok suç gizli kalmakta, açığa çıkarılamamaktadır. Bu istatistiklere gizli homoseksüeller dahil değildir.
Homoseksüellik yaygınlaştıkça ve toplumda kabul gördükçe dünya daha korkunç bir dejenerasyona doğru sürüklenecek ve oranlara vurulduğunda şiddet eylemleri daha da artacaktır. Homoseksüellerin yetiştirdiği çocuklar, yetişme safhalarında kaçınılmaz olarak psikolojik ve fiziksel problemlerle karşılaşacak ve bu durum sorunlu bir neslin yetişmesine neden olacaktır. Homoseksüelliği meşrulaştırmak amacıyla yayınlanan filmler, kitaplar ve makaleler sadece göz boyayıp derinlerdeki bu korkunç gerçeği saklamak amacındadır. Renkli bayraklar, bu dehşetli dünyanın arka planındaki kara dünyayı gizlemek içindir. Elbette homoseksüel olduğu için herhangi bir insanın zarar görmesi hiçbir şekilde tasvip edebileceğimiz bir şey değildir. Fakat Müslüman olarak, bir zihniyet ve eylem olarak bu sapkınlığa karşı koymamız ve bu konuda uyarıda bulunmamız gerekmektedir.
Bugün modada, sanat dünyasında, Hollywood’da homoseksüel bir diktatörlük hüküm sürmektedir. Genç kadrolar yükselmek ve tanınmak için kimi zaman zorla homoseksüel yapılmakta veya bu yönde teşvik edilmektedir. Tasarımcılar moda adı altında, erkekleri kadınlara, kadınları ise erkeklere benzetmektedirler.
İslam dünyası, homoseksüellik propagandasının hedefi konumundadır. Bugün televizyonlarla, filmlerle, internetle, kara propaganda ile homoseksüellik dünya Müslümanlarının kapısına dayatılmış durumdadır. İslamafobi, adeta Müslümanların homoseksüelliği kabul etmeleri için şantaj aracı olarak kullanılmaktadır. Bu çirkin planın hedefi, İslam alemini cinsel sapkınlık ile batırıp, güçsüzleştirmek, zaman içinde elimine etmektir. Halbuki Peygamberimiz (sav) “Ümmetim için en korktuğum şey Lut kavminin yaptığıdır” sözleri ile salih müminin yolunu çizmiştir.
Kuran’da haram kılınan homoseksüelliği makul göstermeye çalışan bu kirli ittifak züppe, homoseksüel, anarşist, milli değerlere değer vermeyen, İslam’a zıt, İslam’dan utanan, entel, özenti, aşağılık kompleksi olan bir Müslüman gençlik oluşturmayı hedeflemektedir. İslam dünyasını savunmasız bırakmak için akıl almaz bir gayret içindedir. Müslümanların karşısında planlı, organize, finansman sağlamış ve kararlı bir yapı vardır. Bu yapı, İslam dünyasının direncini kırmaya azmetmiştir. Batı dünyasını 40 yıl gibi kısa bir sürede temelden değiştirmişlerdir. Ellerinde yol haritası vardır; hedefleri bellidir. Bu nedenle Müslümanların bu tehlikenin farkına varmaları ve hiçbir koşulda, hiçbir aldatmacayla İslami değerlerinden ödün vermemeleri çok önemlidir. Müslümanların aydınlık geleceği bu yoldadır.